Kronik Böbrek Yetmezliğinde...
KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİNDE PREDİYALİZ DÖNEMİ
Kanımızı süzerek, vücuda zararlı maddelerin atılmasını sağlayan böbreğin fonksiyonlarının ilerleyici ve geri dönüşümsüz olarak kaybı ile Kronik Böbrek yetmezliği oluşur.
Böbreğin fonksiyonlarının kaybının başlıca sebepleri Diyabet, Hipertansiyon, Kronik Glomerulonefrit (Böbrek iltihabı) böbrek taşları ve böbrek kistleri sayılabilir. Bu tip sebepler eğer erken tespit edilir ve uygun tedavi edilirse böbrek yetmezliğinin ortaya çıkışı ve ilerlemesi gecikebilir.
Böbreğin su dengesini ayarlama, vücuttan toksik maddeleri (üre, kreatin vb…) atma ve bazı hormonları salgılama gibi fonksiyonları vardır ve yetmezliğinde bu fonksiyonlar dereceli olarak bozulur. Böbrek fonksiyonları belli bir seviyenin üzerinde bozulduğunda tedavisi ya diyalizdir ya da böbrek naklidir. Böbrek fonksiyonlarının geri dönüşümsüz olarak %75 ile %85 arası kaybının olduğu döneme ise Prediyaliz (Diyaliz öncesi) dönem denmektedir.
Prediyaliz döneminde kan seviyesindeki düşmeye bağlı (anemi) yorgunluk, halsizlik, iştahsızlık, anemi sebebiyle gelişen kalp yemezliğine bağlı bacaklarda ve ayaklarda şişme, nefes darlığı, tuz dengesizliğine bağlı tansiyon değişikliği ve baş ağrıları, hormonal değişikliklere bağlı kramplar, kaşıntı ayrıca vücuttaki metabolik değişikliklere bağlı olarak uykusuzluk, konsantrasyon güçlüğü, sık idrara çıkmak gibi şikayetler olabilir.
Prediyaliz dönemde kan basıncı artmakta ve hipertansiyon gelişmekte, kanda böbreklerden atılamadığı için üre, kreatin, fosfor, potasyum, ürik asit gibi atık ürünler artabilmekte, böbreklerden yapılan eritropoetin hormonundaki yetersizlik nedeniyle kansızlık gelişebilmekte, böbreklerden sentezlenen D vitamini eksikliğine bağlı olarak kalsiyum fosfor metabolizması bozulmakta ve buna bağlı olarak kemik mineral kaybı, kemik erimesi ve kaşıntı gelişmekte, kolesterol ve trigliserit değerinde (kan yağları) yükselme ve buna bağlı kalp-damar hastalıklarında artış olmaktadır. Ayrıca vücut direnci düştüğü için enfeksiyonlara eğilim artmaktadır.
Bu dönemde böbrek fonksiyonlarının derecesinin bir göstergesi olan Glomerüler filtrasyon hızıda 15-30ml/dk. ya gerilemektedir. Bu dönem ne kadar erken tespit edilir ve önlem alınırsa hastalığın ilerlemesi de o derece geciktirilebilir. Bunun için bu dönemde bir beslenme uzmanı kontrolünde protein, fosfor ve tuz kısıtlaması yapılmalı, kansızlık(anemi) tedavi edilmeli, kan basıncı 110/60 - 160/80 mm/Hg arasında olacak şekilde kontrol edilmeli , sigara yasaklanmalı , yüksek kan yağları tedavi edilmeli, diyet ve ilaç tedavisi ile fosfor birikimi ve kemik erimesi önlenmeli, risk altında oldukları Hepatit B, Pnömoni, Grip gibi hastalıkla karşı bağışıklıkları için aşılanmalı, idrardaki protein kayıpları için uygun tedavi modelleri uygulanmalıdır. Herşeye rağmen hastalığın ilerlemesi engellenemiyorsa ileride hangi tedavi modeli uygunsa (periton diyalizi, hemodiyaliz, böbrek nakli) o yönde hasta hazırlanmalıdır. Sağlıklı günler dileğiyle…
Dr. Gürhan SOYER
Sorumlu Diyaliz Hekimi
Özel AKA Diyaliz Merkezi
|